Temeller nasıl değişiyor?

11 Temmuz 2016 tarihinde tarafından yazıldı   

pq blog

Özellikle, sosyal medyada dün işe yarayan şeyler, yarın bize sonuç getirmeyebiliyor. Bu yazıda, değişimden ve değişimin gücünden bahseden bir milyonuncu insan olmadan, pratik bakış açısıyla, sosyal medyanın temellerinin ve iş yapışımızın nasıl değiştiğini anlatacağım.

İnsanlar nerede? Yeni yerler keşfedin

Twitter ve Facebook, markaların mass olarak iletişim yaptığı mecralar. Ancak, çok hızlı şekilde yükselen ve doğru kurgularla kendimizi farklılaştırabileceğimiz mecralar da var. Birçok moda markası ana iletişim mecrası olarak kendilerine Instagram’ı seçtiler. Yurtdışında birçok e-ticaret şirketi en fazla satışı Pinterest mecrasından elde ediyor. Pinterest, Swarm, Instagram, Vine ve Tumblr gibi yükselen mecraları ve Snapchat, Ask.fm, Medium gibi yeni mecraları da radarımıza almakta fayda var.

Söylemek yetmez, göstermek gerekiyor

“Sosyal medyada ne yazacağız?” sorusu kadar “Sosyal medyada ne göstereceğiz?” sorusu da önem kazandı. Sosyal medyada görsel ile yapılan paylaşımlar 3,5 kata kadar daha çok geri dönüş sağlıyor. Mesajınızın duyulması için mutlaka görselle desteklemek gerekiyor. Markanın görsel dilini oluşturmak ayrı bir konu ve öncelik.

Fan sayısını değil, segmentleri düşünün

Sosyal medyada fan sayısı ve takipçi sayısını önemsemeyin. Facebook’ta topluluğunuz ne kadar büyük olursa olsun, mesajlarınız topluluğun sadece %3-4’üne ulaşacaktır. Artık, bakış açısı şu olmalı; Facebook’ta farklı farklı segmentler var, istediğim her segmentte Facebook kullanıcılarını sınıflandırabiliyorum. Benim için bu segmentler kimlerdir? Bu segmentlere ayrı ayrı olarak hangi kişisel mesajla ulaşabilirim?

Gündemi yakalayın

Sosyal medya çok şimdiye odaklı, bugünü yaşıyor ve gündemle besleniyor. Aynı şekilde biz sosyal medya iletişim mesajlarımızı haftalar öncesinden hazırlayamayız. Sosyal medya yönetimi daha çok televizyonların genel yayın yönetmenliğine benzedi. Gündeme göre mesajlarımızı kişiselleştirmeli, gündemi yaratıcı şekilde işleyen mesajlar geliştirmeliyiz.

Marka dostları zamanı

Sosyal medyada milyonlarca kullanıcıya karşı tek kurumsal hesabımızla yer almamalıyız. İlişki geliştirdiğimiz, gerektiği durumlarda telefonla aradığımız, markamızı bilen, seven gerçek marka dostları geliştirmeliyiz. Her ilişki gibi marka dostları geliştirme de hemen olan bir şey değil.

İlişkiye yatırım yapmalı, önem vermeli ve sürekli geliştirmeliyiz. Sosyal medya bize marka dostlarımızla tanışmak için büyük fırsatlar sunuyor. Markamızla ilgili olumlu deneyim yaşamış kişileri sosyal medyada taramaya başlamak marka dostları programı geliştirmek için çok güzel bir başlangıç olabilir.

Tek ekrandan kurtulun

“2015 mobilin senesi olacak” demeyelim. Çoktan oldu. Müşterilerimiz sosyal medyada mesajlarımızı daha çok mobil tarayıcılardan görüyor. Müşterilerimiz mobilleştikçe, okuma süreleri kısalıyor, daha eğlenceli ve görsel içerik bekliyor ve son olarak ekleyelim; mobilde insanlar daha sabırsız. Son olarak, bu yeni dünyada ölçümlemeye de dikkat edin. Web ölçümlemenin temeli olan “cookie” yöntemi artık işlevsiz hale geliyor. Çünkü insanlar farklı cihazlarla deneyimini tamamlıyor. Belki, cep telefonundan görüp akşam bilgisayarından satın alıyor.

Buzzfeed’leşen içerikler

Buzzfeed, viral içerikleri ile internete ve markalara ilham vermeye devam ediyor. “Aslında hangi filozofsunuz?”, “xxx hakkında bilmediğiniz 10 şey” gibi formatlar hem kolay okunduğu hem de kolay paylaşıldığı için interneti kasıp kavurdu. Markalı içeriklerin ve marka mesajlarının da Buzzfeed’den etkilenerek daha komik, daha yaratıcı hale dönüşeceğini görüyoruz.

Web sitenizi optimize edin

Sosyal medyada organik etkileşimler düştükçe, markalar web sitelerine tekrar önem vermeye başlıyor. Markaların web sitelerinin kendisi bir sosyal medya haline geliyor. Marka web siteleri, sosyal medyaya optimize olmalı. Twitter Card, Pinterest Rich Pin ve Facebook Opengraph tagleri gibi web sitelerinin sosyal medya performanslarını artıran teknolojiler ciddi şekilde trafik çekecekler.

Müşteri hizmetlerinde sınıf atlayın

Müşteri hizmetleri servisini sosyal medyaya kaydırmak bir çözümdü ama artık yeterli değil. Yenilikçi firmalar, bu alanda hata olmadan müşterilerle iletişime geçmeye, müşteriye yanıt sürelerini dakikalara indirmeye ve müşterilerini sosyal medyadan tanıyarak onlara özel servis sunmaya başladılar. Üzgünüz, sosyal medyada şikayetlere yanıt vermek artık çok yetersiz.

Kısa videolar, yeni reklam türüdür

İnternet videoları her yıl %40 büyüyor. Özellikle Türk kullanıcısının görsel içeriğe düşkünlüğü videonun önemini artırıyor. TV reklamlarını internette yayınlamak değil, internete özgü bu formatı bilmek, yaratıcı unsurlarını kullanmak ve internette yaymayı anlamak gerekiyor. Mikrovideolar, internetin yeni reklam formatıdır. 7-15 saniyelik bu videolar, “magic” diye bilinen tekniklerle harmanlanınca, insanları etkileyen yeni bir iletişim türü doğmuş oluyor.

Özgür Alaz

Promoqube Kurucu Ortak

@ozguralaz

Bu yazı Campaign Türkiye Ocak 2015 sayısında yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>