Menu

2013, Bana Seni Gerek Seni!

Daha dün gibi hatırlıyorum Facebook Timeline’a geçişimizi… Sanki yalnızca bir kaç hafta önce yükledim Twitter’a ilk fotoğrafımı, sanki Instagram ile Twitter hiç küsmedi… Aman tanrım! Foursquare ne zamandır bana yeni açılan restoranları öneriyor? Hangi ara Linkedin’de ilgi alanıma göre tartışmalara katılır oldum? Google+ ne zaman bu kadar çok kullanıcıya sahip oldu? Peki ya bu hashtagler kimin? Allah’ım, benim mi bu çizgili yüz! Mmm acaba yılbaşında şu Pinterest’te gördüğüm hindi tarifini mi denesem?

Sanırım her yıl aynı uzunlukta değil. Parmak hesabı yapınca 365 gün 6 saat konusunda anlaşabiliriz ancak kimse beni her yılın eşit olduğuna inandıramaz. Çünkü her güncellemenin bile ayrı bir döneme kanatlandığına inanan sosyal medyacılar için yıllar daha uzun, daha heyecanlı, daha karmaşık, bazen çok yorucu, bazen anlaşılmaz, fakat her zaman -keşfedilmeye açık olduğu için- çok eğlenceli geçiyor.

2012, biz sosyal medyacılar için son derece heyecan vericiydi ama biz çoktan 2013’ü düşünmeye başladık bile. Edith Lovejoy Pierce’ın da dediği gibi, her yeni yıl bomboş bir kitabın ilk bölümüdür. Bizimki de bu kitabın önsözü olsun.

“Sen bana nasıl yapacağımı göster, gerisini ben hallederim!”

Economist’in Global Trends for 2013 makalesine göre, 2011 yılında yaşanan ekonomik kriz sonrası, kullanıcıların finansal sisteme ve dolayısıyla bankalara olan güveni 2012 yılında iyice azaldı. Artık kullanıcılar kendi paralarını kendileri yönetmeyi talep ediyorlar. Bu da bankacılığın daha kişisel bir düzleme taşınması anlamına geliyor. Finans sektöründeki bu güven kaybı da regülatörler için değişiklik, işletmeler için yeni finansal kaynak ve tüketiciler için de yeni alternatifler beklentisi doğuruyor. Bu bağlamda 2013 yılında, bankalar özelinde B2B marketing için “e-book” uygulamalarının önem kazanması, bankaların “cash” yerine dijital cüzdan ve mobil bankacılık uygulamasına geçmesi bekleniyor. Bu bağlamda da, müşteriye “güven” sağlamak bankacılık sektöründe anahtar kelime olacak. Bu noktada bankalardan da, kullanıcılara fırsat, öneri ve tavsiye sunması beklenecek.

“Mobilim Mobilsin Mobil!”

Dijital Yapılandırma ve Yönetim şirketi PulsePoint Group’un haberine göre, internet kullanıcıları ve tüketiciler artık daha akıllı ve sosyal medyayı ve pazarlama stratejilerini artık daha iyi tanıyorlar. Bu sebeple 2013’ün, “Kullanıcı Merkezli Pazarlama” yılı olması bekleniyor. Çünkü artık sosyal medya kullanıcıları hiç olmadığı kadar sosyal ve hiç olmadığı kadar mobil. Bir düşünsenize, akıllı telefonunuzu aldığınızdan beri kaç kere bilgisayarınızdan tweet attınız? Bizler evrildik. Sosyal medya, sosyal hayatımızın yansıması haline geldi. Belki de tam tersi. Ama şu gerçek ki gittiğimiz niş bir mekanda check-in yapmak, konserde çektiğimiz fotoğrafı afili bir filtre ile Instagram’a postlamak bizler için artık en basit günlük aktivitelerden biri. Neden mi? Çünkü yapabiliyoruz. Eh, bu durumda da dünyanın en büyük 3. ülkesi olan Facebook başta olmak üzere, sosyal mecraların mobil uygulamalara daha fazla yatırım yapacağı bir yıla girmek üzere olduğumuzu söyleyebiliriz. Kısacası, Vibrant Media İletişim Müdürü Jonathan Gardner’ ın da dediği gibi, uygulamalar, oyunlar, içerik stratejileri ve kampanyalar mobile uygun olarak geliştirilmeli.

“Hem Tüketirim, Hem Pazarlarım!”

Dreamgrow’un haberine göre, kullanıcılar artık bilgi edinmek, bilgiyi kontrol altında tutmak ve deneyimleri doğrultusunda karar vermek ve içeriği kendileri geliştirmek istiyorlar. Kullanıcı merkezli içerik geliştirmeyle birlikte, sosyal uygulamalarda “Storytelling” yani hikaye yaratma önem kazanıyor. Dolayısıyla marka ve müşteri arasındaki etkileşim, interaktif uygulamalar sayesinde artacak. Yani aslında 2013 yılında “Tüketici=Pazarlamacı” gibi bir dönüşüm yaşanacak.

“Ben Ben Ben!”

Hubspot’ un “20 must-know marketing trends & predictions For 2013 & Beyond” makalesinde, David Raab’a göre hedef grubu ve hedef grubun motivasyonlarını doğru belirlemek, tanımak ve ona göre içerik hazırlamak 2013 yılının en belirgin sosyal medya trendlerinden. Yani artık her şey daha bana göre, daha benim için!

“Sana Çok Komik Bir Vidyo İzleteceğim!”

Dreamgrow.com’da yayınlanan habere göre videolar, 2013 yılında sosyal kanallarda Video Marketing olarak artış gösterecek. Çünkü video, tüketici tarafından en hızlı tüketilen ve en akılda kalıcı içeriklerden biri. Bizler ise daha mobil ve daha sosyaliz. Dolayısıyla daha hızlı tüketicileriz. Old Spice’ın Youtube reklamlarını hatırlamayan var mı?

“Acaba benden başka kimler izliyor bu diziyi?”

Mashable’ın haberine göre, 2screening+Advertising gelişecek. (Offline-Online Entegrasyonu) Çünkü akıllı telefon ya da tablet sahibi olan tüketiciler, bu mobil cihazlarını televizyon izlerken de sıklıkla kullanıyorlar. Örneğin televizyon izlerken sosyal mecralarda içerik paylaşanların oranı %51.  Mobil cihaz kullananların %24’ü ise sinemadayken dahi hangi filmi izlediklerini sosyal medyada arkadaşlarıyla paylaşıyorlar. Kullanıcılar bu sayede aynı anda farklı kanallardan aynı program/film/dizi izleyen insanları bulup iletişime geçebiliyor. Bu sebeple “Second Screen” 2013’ün en gözde trendlerinden olacağa benziyor. Sosyal TV ve 2nd Screen Marketing uygulamaları yükselişe geçecek. Reklam verenlere ise bu doğrultuda yatırım yapmaları tavsiye ediliyor.

“Selam, Tanışalım Mı?”

İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri sosyalleşmek. Bu Taş Devri’nde de böyleydi, insanın soyu tükenene kadar da böyle olacak. Bu ihtiyaç asla bitmeyecek. Çiçeklerle konuşmak, köpeklere fısıldamak bir kenara,  madem artık mobiliz, madem artık her an sosyalleşebiliyoruz, o zaman sosyalleşiriz! Üstelik artık sosyal mecralar sayesinde ortak ilgi alanına sahip olduğumuz kişileri kolaylıkla bulabiliyoruz. “Dizinin son bölümü felaketti, ay çok bozdu bu dizi ya, önünü alamadık yani çok kötü bozdu” diye konuşup tartışabileceğimiz sanal ortamlar var. Bir şekilde dünyanın herhangi bir yerindeki bir kimseyi bulup iletişime geçebiliyoruz. Üstelik bu sosyal buluşma her sene daha da spesifikleşiyor. Bakarsın ben sadece sarışınlarla konuşmak istiyor olurum, 2013 bana onları getirir. Velhasıl, yeni yıl “Sosyal Buluşma” için yeni bir yıl olacak. Değerlendirilmeli.

“Uygulama İçinde Uygulama”

Social Media Today’in “How Location-Based Sevices Transform Mobile Marketing” temalı Webinar’ında; Mobil devrim ve lokasyon bazlı servislerin entegrasyonu ile mobil uygulamalar içinde yeni uygulamalar gelişeceği öngörülüyor.

“Yerimi Bildiriyorum, İndirim Kuponunuzu Bekliyorum”

Yapılan araştırmalara göre akıllı telefon kullanıcılarının %74’ü, telefonlarını alışveriş öncesi ve sırasında bilgi edinmek için kullanıyor. Bu yüzden de artık mobil kuponlar, fiziksel indirim kuponlarından 10 kat daha fazla kullanılıyor ve kullanıcı üzerinde daha etkili bir promosyon aracına dönüşüyor. Bu sebeple mobil uygulamalar üzerinden İndirim ve Kampanyalar daha fazla önerilecek. Yani efendim, işletmenizde check-in yaptığımda ben zaten sizin promosyonunuzu yapmış oluyorum, peki siz bana ne vereceksiniz bakalım?

“Anne, Işın Kılıcım Gelmiş Mi?”

Gamification, yani Oyunlaştırma, müşteri ve marka arasındaki etkileşimi artırıyor. Dolayısıyla sosyal mecralarda geliştirilecek uygulamaların oyun formatında olması,  kullanıcıyla etkileşimi arttırma açısından önemli. Üstelik kullanıcılar oynadıkları oyundaki araçları, ürünleri vs. online ödeme sistemiyle satın alabiliyorlar. (Örneğin; LevelUp)  Oyunların içinde “unlocking rewards”, rozet kazanma gibi “sadakat”e hizmet eden uygulamalar da mevcut. 2013 yılında Gamification, 2012 yılından daha popüler olacak. Reklam verenler için değerlendirilmesi gereken bir trend.

“Küçük Ekranda Kocaman Kampanya”

Fast Company’den Ryan Holmes’ un “5 Biggest Social Media Trends for 2013” makalesine göre; Geleneksel marketing sistemlerinin mobil telefonlarla küçük ekranlarda sınırlanması reklam verenleri yeni arayışlara yöneltti. Fakat Promoted Tweets ve Sponsored Stories ile “native ads” devri başladı. 2013 yılı itibariyle özellikle Twitter üzerinden bu tip reklamları daha fazla göreceğiz gibi görünüyor.

“Bilgi Havuzunda Kulaç Atmak” 

Twitter ve Facebook gibi en çok kullanıcıya sahip iki sosyal mecra üzerinden artık kullanıcı datası rahatlıkla toplanabiliyor. Bu sosyal mecralar, bu sayede kullanıcılara, kişi özelinde önerilerde bulunabiliyor ve promosyon çıkabiliyor. Yani kocaman bir DATA havuzu var ve bu havuz büyüdükçe kontrol etmek güçleşiyor. Forbes’ a göre 2013’ te DATA yönetimi büyük önem kazanacak. Data yönetimi de bana büyük kolaylıklar sağlayacak. Örneğin Twitter’da geo-targeted özelliğine gender-targeted özelliği eklendi. Böylece ben Twitter’ dan muhteşem makyaj malzemelerimi yalnızca kadınların haber akışında tanıtabilirim. Bu sayede reklam veren olarak hedef grupla direkt olarak iletişime geçme fırsatı kazanmış olurum.

“Bu Nasıl Çalışıyor Kuzum?”

Bu kadar çok mecra, bu kadar çok fırsat bu kadar çok sosyalleşebileceğim alan, uygulama, oyun varken kafam iyice karışsın istemiyorum. Bir de senin uygulamanın, sitenin nasıl çalıştığını öğrenmek için vakit kaybedemem. Ben tüketiciyim, bana kolaylık sağla! Experian’ın Analisti James Murray’ e göre; En fazla teknik kolaylık ve en derin fonksiyonellik sunan sosyal mecralar ve uygulamalar 2013 yılının liderleri olacakmış.  Olsun tabii. En güzeli. Şimdiye kadar kaç yaratıcı fikir, kullanıcıya “zor” geldiği için harcanmıştır, hiç olmuştur. Olmasın!

Sonuç olarak 2013 daha hareketli, daha hararetli, daha sürprizli, daha sosyal, daha mobil, daha tüketici merkezli, daha hızlı, daha görsel, daha yaratıcı ve daha eğlenceli olacağa benziyor. Sosyal Medya daha büyük ve daha organize bir dünyaya dönüşüyor.

2013’ e çok az kaldı. Düşünsenize saat tam 00:00’ ı vurduğunda her şey yukarıda bahsettiğimiz gibi oluveriyormuş bir anda. Eh, belli mi olur? 21 Aralık’ta Mayalarla dalga geçerken, içten içe korkmamış mıydık azıcık da olsa? Belki zamanla “bak o demişti” dersiniz. Bekleyelim ve görelim 🙂

Herkese Mutlu Seneler!

Ezgi Hindistan

 

0 Comments

Leave A Comment

Your email address will not be published.