Menu

Dijital Dünyada “Hoşgörü” ve “Tolerans”

2000 yılından beri pazarlama dünyasının içinde markaları hedef kitleleri ile buluşturmak için çalışıyorum. Geçtiğimiz günlerde pazarlama kavramlarının önüne koymaya alıştığımız “sosyal” kelimesi ile ilgili bir yazı yazdım ve bu yazıyı yazarken açıkçası çok çekindim, gerildim. Ne de olsa ne edebiyatçı, ne yayıncıyım, dilbilgim zayıf ve konsantrasyon bozukluğum var.

Bir cesaret yazdım. 10 yılı aşkın süredir işin içinde dahi olsam, yazma işinin aslında gerçekten ne kadar zor olduğunu o zaman anladım. İlgilendikleri alanda uzun zaman harcamış, düzenli blog yazarak fikir ve görüşlerini paylaşan M. Serdar Kuzuloğlu, Uğur Özmen gibi kişileri tekrardan takdir ettim. Çünkü bilmek dışında, bildiklerini anlaşılır ve okunur bir biçimde ifade edebilmek de inanılmaz önemli.

Bunun yanında içinde bulunduğumuz sektörün yani dijital dünyanın bazı yeni uzmanları, bilgisizliklerinden kaynaklanan cahillikleri ile yaptıkları yorumlarında gerçekten çok acımasız olabiliyorlar. Bu nedenle bu yorumları görmezden gelip devam edebilmek, yazabilmek gerçekten çelik gibi sinirlere sahip olmayı gerektiriyor. (Hayır, ben yazıma olumsuz yorumlar almadım, konu bu değil. Ama yazımı takip eden 2 hafta içinde başkaları tarafından yazılmış değerli yazılara verilen o kadar gereksiz tepkiler ve eleştiriler gördüm ki, açıkçası artık yeniden yazasım hiç mi hiç yok. Enerjimi başka alanlara yönlendirmeyi tercih ederim.)

Dışarıda kendi doğrularının, herkesin doğrusu olması gerektiğine inanan dijital dünyanın genç emekçileri var. Öncelikle bu “genç uzmanların” uzmanlaşması gerektiği kavramın “hoşgörü” ve “tolerans” olduğuna inanıyorum.

 “Tolerans, insan olmanın en güzel yönüdür. Hepimiz zayıflıkla, yanılgılarla yoğrulmuşuz. Birbirimizin budalalıklarını karşılıklı olarak tolere edelim. Doğanın ilk yasası budur. Kendi düşünce ve inancını paylaşmadığı için insan, kendi kardeşine zulmeden her insan gibi canavardır. Söylediklerinizin hiç birini kabul etmiyorum, düşüncelerinizden nefret ediyorum. Fakat düşüncelerinizi savunma hakkını size kazandırabilmek uğruna ölmeye hazırım.”  Voltaire

0 Comments

Leave A Comment

Your email address will not be published.