Menu

Sosyal Ağlarda Çocuklar Kaçar, Aileler Kovalar

Toplumsallaşma sürecinin, her toplumda belirli aracıları vardır. Bu süreçte rol oynayan aracılar, en başta aile kurumu olmak üzere aile, arkadaş, çevre, okul ve medyadır. Aile, yüz yüze etkileşimin olduğu ilk ve en önemli kurumdur.  Çocuk konuşmayı, duygusal paylaşımı ve toplumsal dünyayı ilk olarak aile içerisinde öğrenmeye başlar. Aile, çocuğa kişiliğini kazandıran kurumların başında gelir ve çocuğun kişiliğinin gelişmesindeki en etkili kurumdur.

Çocuğun kişiliğinde etkili olan bir diğer kurum ise medyadır. Bugün dünyada milyonlarca insan internet kullanıyor, gazete okuyor, sinemaya gidiyor, televizyon seyrediyor ve bunlar aracılığıyla her gün binlerce görsel ve işitsel mesaja maruz kalıyor. Medya, çeşitli yollarla her yaştan insanın toplumsal yaşamını etkiliyor. Toplumsallaşma sürecinde medyanın tüm kolları önem taşırken, günümüzde bilgisayar başında geçirilen saatlerin artması ile internet, en önemli yeri aldı.

İnternetin insan hayatındaki yerinin günden güne artmasında en etkili rolü sosyal medyanın oynadığı söylenebilir. İnsanlar sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla istedikleri bütün bilgilere ulaşabilir, diğer insanlarla kolayca iletişime geçebilir, günlük rutinlerini internet aracılığıyla devam ettirebilir hale geldiler. Sosyal medya insan hayatında bu kadar yoğun bir şekilde yer alırken, sosyal medyada en önemli yeri ise Facebook alarak bir fenomen haline geldi…

Tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılan Facebook’u, 13 yaş altındaki çocukların kullanması yasak. Ancak MinorMonitor verilerine göre 12 yaş altındaki %38’lik bir kesim de Facebook kullanıcısı. MinorMonitor verilerinden ortaya çıkan bir başka çarpıcı bilgi de, Facebook’u artık 6 yaşından küçük çocukların bile kullandığı. Çocukların sosyal medyada kullandıkları en yaygın mecralarda ilk sırada olan Facebook, aileler tarafından fazla güvenli bulunmuyor. Facebook’u güvenli bulmayan aileler, çocuklarını denetlemeye ve takip etmeye de yine bu mecradan devam ediyorlar. Aileler, çocuklarının hesaplarına giriş yaparak ya da çocuklarını arkadaş olarak ekleyerek; çocuklarının Facebook’daki eylemlerini denetlemeye çalışıyorlar.

Bekleyen arkadaşlık istekleri: anne, baba, teyze, hala, dayı, amca, karşı komşu…

Çocuklarını Facebook’dan arkadaş olarak eklemek; ailelerin çocuklarının günlük yaşantıları ve arkadaşları hakkında bilgi edinmelerine, özel hayatlarına dahil olmalarına yarıyor. Hatta çocuklarından cevaplarını almaktan zorlandıkları soruların cevaplarını da Facebook’da arıyorlar. Bu durumda Facebook’da çocuklarının denetimi sağlamaya çalışan ailelerin, Facebook’a olan ilgisi de artmaya başlıyor.

Çocuklar da, oyuna dahil olan ailelerin karşısında bazı önlemler almaya başladılar. Alınan önlemlerin başında, durum güncellemeleri ve fotoğraflarını görebilecek kişilere sınırlandırma geliyor. Ama  gözden  kaçan bir nokta var. Facebook gibi toplumsal paylaşımda bulunabilen ağlarda gelişen muhbircilik olgusu. Ve çocukların, akrabaların ya da komşuların da Facebook’dan öğrendiklerini ailelere ilettiklerini unutmuş olmaları. Sadece aileye değil, arkadaş olarak eklenen her akraba ya da komşuya da sınırlama getirmek gerekiyor ki bu da çocukların işini uzatmış ve zorlaştırmış oluyor. Bir başka çözüm yolu ise aile bireylerinin, akraba ya da komşuların  arkadaşlık taleplerini kabul etmemek.

Çocukları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak ve/veya kişisel meraklarından dolayı sosyal medya kullanan ailelerin, sosyal medyada daha fazla yer almaya başlaması ailelere yönelik sosyal medya araçlarının hizmete açılmasını sağlıyor. Buna örnek olarak Foursquare’in anneler için çıkardığı uygulamayı verebiliriz: #mom.

Foursquare ile entegre çalışan bu uygulama, check-in yaparken #mom kelimesini kullandığınızda annenize kısa mesaj ya da otomatik bir sesli mesaj gönderilmesini sağlıyor. İnsanların nerede olduklarını annelerine bildirmeleri için basit ve eğlenceli bir uygulama. http://hashtagmom.com

Sosyal medya sayesinde internet üzerinden her türlü bilgiye ulaşabilirken, iletişim, denetim ve kontrol de daha kolay hale geldi. İnternet, özellikle çocuklarını denetlemek ve kontrol etmek isteyen aileler için farklı yollar bulmalarını sağlıyor. Bu durum ilerleyen günlerde sosyal medyanın, annelerin ilgisini çekecek farklı uygulamalar yapacağının da habercisi gibi gözüküyor. Ve tabii çocukların da onları engellemek için yeni yöntemler geliştireceğinin… Bu yetişen yeni nesil ve anlayışla toplumsallaşma sürecimizin nereye gideceğini hep birlikte izleyeceğiz.

Sanem Aktaş

0 Comments

Leave A Comment

Your email address will not be published.