Menu

Facebook’un Anatomisi

Evden uzakta bir metro istasyonunda ya da otobüsle bir yere seyahat ederken, yanınızda oturan kişinin arkadaşınızın arkadaşının arkadaşı olabileceğini hiç düşündünüz mü? ‘Dünyadaki herkes birbirine 6 kişi uzaklıktadır’ teorisini ilk kez test eden 1960’ların ünlü psikoloğu Stanley Milgram ‘küçük dünya deneyi’ ile dünyadaki herhangi iki insanın sadece küçük sayıda aracı bağlantılarla birbirinden ayrıldığını belirtiyor ve muhtemelen sosyal ağların şaşırtıcı yapısını ortaya çıkaran ilk deneysel çalışmadır.

Modern bilgisayar teknolojisinin yükselişiyle artık sosyal ağlar dijital ortamda şekilleniyor ve araştırmacılara çok daha derin, hatta global ölçekte araştırma yapma imkanı sağlıyor. Bu sosyal ağ araştırması geleneğini devam ettiren Facebook, Universita delgi Studi di Milano ile birlikte Facebook’un sosyal grafiği hakkında iki çalışma yayınladı. Öncelikle, insanların ne kadar arkadaşları olduğunu ölçtüler ve sonuçların daha önce yapılan geniş-ölçekli sosyal ağ araştırmalarından farklı olduğunu gördüler. Sonra, herhangi iki Facebook kullanıcısı arasındaki ayrışmanın genellikle yapılan altı dereceli ayrımdan az olduğunu ve bu ayrımın son 3 yılda Facebook kullanıcı sayısı arttıkça giderek azaldığını buldular. Son olarak da tüm dünyanın birbirinden sadece birkaç derece uzak olduğunu ve bir kullanıcının arkadaş kitlesinin büyük ihtimalle aynı yaş grubundan ve aynı ülkeden olduğunu gördüler. Bu yılın başındaki çalışmalarında Facebook’ta aktif olan 721 milyon kullanıcının tamamını (dünya nüfusunun %10’undan daha fazlası) ve bunlar arasındaki 69 milyar arkadaşlık ilişkisini incelemişlerdi. Bunlar, bugüne kadar yapılan en geniş çaplı sosyal ağ çalışması olarak görülmektedir.

Kaç Arkadaşa Sahibiz?

Bir sosyal ağa önemli bir temel bakış belirli bir sayıdan daha az arkadaşa  sahip bireylerin yüzdesini veren “Toplam Derece Dağılımı”dır. Yanda  gördüğünüz gibi, insanların sadece %10’u 10’dan ve %20’si 25’ten az  arkadaşa sahipken %50’si 100’den fazla arkadaşa sahip. Aynı zamanda  dağılım bir hayli eğimli, ortalama arkadaş sayısı 190’dır. Öte yandan  araştırmanın önemli bir bulgusu bu eğimin daha önceki çalışmaların  bulduğundan daha az olması, yani arkadaş sayıları birbirine yaklaşmış.

İlk bakışta Facebook’taki ortalama arkadaş sayısı -100- sürpriz derecede düşük görünebilir. Kendi arkadaşlarımız arasında bile hızlıca dolaştığımızda hemen hepsinin 100’den fazla arkadaşı olduğunu görüyoruz. Sosyal ağların dikte ettiği klasik paradoks (çoğu insan için) kendi arkadaşlarının ortalama arkadaş sayısının kendi arkadaş sayısından fazla olması. Facebook üzerindeki kullanıcıların %84’ü için durum bu. Neden? Scott Feld bu konu hakkında yazdığı 1991 tarihli makalesi Why Your Friends Have More Friends than You Do’da aynı fenomenin üniversite öğrencilerinin kendi sınıflarını ortalama sınıf büyüklüğünden daha büyük bulması ve uçakta oturan bir yolcunun uçağın ortalama bir uçaktan daha kalabalık olduğunu düşünmesi şeklinde tezahür ettiğini ortaya koyuyor. Bu düşüncelerin sebebi insanların daha popüler olan sınıfları ve uçakları seçme eğilimi. Dolayısıyla tüm arkadaşlarınız sizden daha popüler görünüyorsa kendinizi kötü hissetmeyin: çoğumuz böyle düşünüyoruz.

Ayrışmanın 4 Derecesi

 

“Ayrışmanın altı derecesi” –herhangi iki insan arasında altı ara dereceden fazla yoktur- ilk kez 1929 yılında Macar yazar Frigyes tarafından ortaya atıldı ve John Gaure tarafından yazılan oyun ve film “Six Degrees of Freedom” tarafından popüler hale getirildi. Fikir ilk kez 1960’larda Stanley Milgram tarafından test edildi. Milgram 296 gönüllü seçti ve bunlardan bir mesajı Massachusetts Boston banliyösü Sharon’da yaşayan belirli bir kişiye iletilmelerini istedi. Kullanıcılara bu kişiye -eğer kişisel olarak tanımıyorlarsa- mesajı doğrudan gönderemeyecekleri söylendi. Bunun yerine mesajı, kişiyi tanıma ihtimali daha yüksek olan birine iletmeleri istendi. Milgram bu zincirdeki ortalama kişi sayısının 5.2 olduğunu buldu (neredeyse 6 derece olduğunu gösteriyor). Bu çalışma, sadece iki kişi arasında az derece bir ayrışmanın olduğunu değil, aynı zamanda bireylerin bu kısa yolları tüm ağı görme şansları olmamasına rağmen başarılı bir şekilde takip ettiğini gösteriyor.

1929’da bunun doğru olduğunu bilmemize imkan olmasa da Facebook’un çapı ve uluslararası ağı bu testi nihayet global ölçekte gerçekleştirilmesini sağlayacak. Milano Üniversitesi Web Algoritmaları Laboratuvarı’nda geliştirilen son teknoloji algoritmaları sayesinde Facebook’taki tüm bireyler arasındaki sekmeleri yaklaşıklanabilecek. 6 derecenin tipik kullanıcılar arasındaki bağlantı için abartılı olduğu bulundu: Kullanıcıların %99.6’sı 5 derece ile, %92’si sadece 4 derece ile bağlı. Ve Facebook yıllar içinde büyüdükçe dünya çapındaki nüfus sürekli olarak daha bağlı hale geliyor. 2008’de ortalama mesafe 5.28 iken şu anda 4.74.

Sonuç olarak, Sibirya tundralarındaki veya Peru’daki yağmur ormanlarındaki en uzak Facebook kullanıcılarının bile bir arkadaşlarının arkadaşları, sizin bir arkadaşınızın arkadaşını büyük ihtimalle tanıyor. Eğer analizi tek bir ülkeye indirgersek, (ABD, İtalya, İsveç,…vb) dünyanın daha da küçüldüğünü, bir çok insanın sadece 3 dereceyle ayrıldığı görülüyor. Milgram da aynı sorudan yola çıkmıştı ama bu sayılar doğrudan karşılaştırılamaz. Onun denekleri sosyal ağla ilgili çok sınırlı bir bilgiye sahipken, şu an tüm resme hakim olunabiliyor.

Arkadaşlarınız ve Siz

Sibirya’daki herhangi bir insana giden yolu hayal etmek kolay. Mesela önce Kaliforniya’daki birkaç Rus arkadaşınızı bulup, sonra da onların Rusya’daki arkadaşlarına ulaşırdık. Fakat dünyadaki tüm bu insanlar arasındaki kısa yollar düşünüldüğünde durumun günlük deneyimlerimizden keskin bir şekilde ayrıştığı görülüyor. Çalışmaya göre kullanıcılar arasındaki bağın %84’ü aynı ülkede yaşayanlar arasında. Fakat bu insanların yakınlaşmasındaki tek boyut değil. İnsanlar genellikle komşularıyla aynı sayıda ve yaş grubunda arkadaşa sahip olma eğiliminde. Sürpriz bir şekilde, 60 yaşındaki bireylerin arkadaşlarının yaş ortalaması bile tam 60 yaşında keskince pik yapıyor.

Sonuç;

Bu çalışma Facebook sosyal ağının hem ne kadar global hem de lokal olduğunu göstermektedir. Birbirinden çok uzak insanları birbirine bağlarken aynı anda lokal yapıdaki yoğunlaşmayı da belirtmektedir. Facebook büyüdükçe ağların daha da bağlı olmaya başladığı görülmektedir. Kısacası; Facebook sayesinde Dünya’nın iyice küçüldüğünü ve insanların sosyalleştiğini görmekteyiz.

Bilimsel topluluğa açık erişim sağlamak için iki çalışma aşağıdaki linklerden indirilebilir:

J. Ugander, B. Karrer, L. Backstrom, C. Marlow.

The Anatomy of the Facebook Social Graph,

http://arxiv.org/abs/1111.4503

L. Backstrom, P. Boldi, M. Rosa, J. Ugander, S. Vigna.

Four Degrees of Separation,

http://arxiv.org/abs/1111.4570

Kaynak;

https://www.facebook.com/notes/facebook-data-team/anatomy-of-facebook/10150388519243859

Cansu Özyılmaz

0 Comments

Leave A Comment

Your email address will not be published.